Logo
Ana Sayfa      Benim Sözcüklerim      Melek
MELEK
 
 
 
                                                                                                       
Heyecanla bekliyordu dışarı çıkmayı. neler görecegi, neler hissedecegi hakkında hiç bir bilgi vermemişlerdi ona çünkü.Bilmiyordu ve bir bilnmezlige doğru giderken kalbi nasılda küçük küçük, hızlı hızlı çarpıyordu. Sol göğsünün altında hissediyordu onu. Kalbinin varlığını o zamanlar hissetmişti ilk olarak...
sonra dışarı çıkacağı gün gelip çatmıştı.çıktığında görmüştü ki onun çıkmayı beklediği gibi onun çıkmasını bekleyen çok kişi vardı. Dışarısı çok kalabalıktı,ve aydınlık, birazda soğuk..Etrafındaki kişiler üşümesin diye üzerini örtüyor, onu giydiriyor, ağlamasın,huzursuz olmasın diye her istediğini yapıyorlardı.O geldi diye herkes çok mutlu olmuştu biliyordu, hissediyordu bunu. Çok kocamandı herkes. Şimdilik en küçük ve en beceriksizleri kendisiydi ama zamanla onlardan biri olacagını öğretmişlerdi ona içerdeyken.
Kanatlarını içerdeyken oldugu kadar çok sık kullanmıyordu artık. Sadece ona hep gülümseyen o tatlı kadının uyku saati dediği zamanlarda uçabiliyordu.Uçup en yukarılara çıkıyordu bu zamanlarda.Bu yeni dünyanın güzelliklerini izliyordu en yükseklerden.Eskiden oldugu gibi hala görevleri devam ediyordu.Tüm dünya iyilikle kuşatılmalıydı. Onun görevi de bunu gerçekleştirmek için gereken her şeyi yapmaktı.Her gün onun gibi milyonlarca bebek gönderiliyordu dünyaya bu amaçla.Zaten ertafındakilerin bunu hakettiğini kendisi de gözlemlemişti.Herkes o kadar iyiydi ki...Büyüdükçe bunu yapacak daha çok gücü ve fırsatı olacaktı ve heyecanla o günlerin gelmesini beklemişti.
Büyümek sandığı kadar uzun zaman alan birşey olmamıştı.Bu süreç içinde kendisine verilen küçük görevleri hep seve seve yapmıştı.Annesiyle babası tartıştıgında onların barışmasını sağlamak, okul bahçesinde saklambaç oynarken düşen arkadaşının yerden kalkmasına yardımcı olmak,saç tokası kırılan arkadaşına kendisininkilerden birini vermek gibi..Bunları yaparken o insanları gülümsediğini görmek bile çok mutlu etmişti onu.Ama yine de en mutlu oldugu zamanlar gerçek bir melek gibi kanatlarını kullanarak gökyüzünde süzüldüğü uyku saatleriydi.
Aradan çok zaman geçmemişti ki vucudu gitgide daha çok annesininkine benzemeye başladı.Artık daha önemli görevleri yerine getirmeye başlamıştı. Mesela dünya hızla kirleniyor ve yaşanması güç bir yer halini alıyordu,her gün yüzlerce tür hayvanın nesli tükeniyor, dünyanın bazı yerlerinde insanlar açlıktan ölüyordu ve o bunlar gibi bir çok görevde dünyanın daha iyi bir yer halini alması için elinden geleni yapıyordu.
Sonra günün birinde,artık kocaman bir kız oldugunda daha önce hiç hissetmediği bir duyguyu tanıdı. Bir adamla tanışmıştı ve öyle bir duygu hissediyordu ki, kanatları olmadan bile uçuyormuş gibi oluyordu onun yanındayken.Gözleri buluşunca bakışlarında dünyanın en müthiş bestesi notalara dönüşüyordu.El ele tutuştuklarında bir ressam dünyanın en kusursuz resminin son fırça darbesini vuruyordu.Onlar birbirlerine gülümserken bir şair dünyanın en muhteşem aşk şiirini yazıyordu,bir kadın üstü başı eski püskü bir çocuga bir sürü şeker hediye ediyordu. Onlar öpüşürlerken bir yüzücü masmavi denizin dalgalarının arasında dans ediyordu, bir martı kıyıda oturan yaşlı bir adamın denize attığı simit parçalarını afiyetle yiyordu.Aşık olmaktı tattığı bu yeni duygu ve tıpkı bir ateş seli gibii gelip kalbini tıklım tıklım aşık oldugu adamla doldurmuştu.Kalbinin tam orta yerinde kocaman bir ateş yanıyordu ve sıcacık ısıtıyordu onu.Bir gün bile görmediğinde özlüyorken günün birinde adam ona ben gidiyorum dedi.Gidecekti! onun olmadıgı bir yere, onu göremeyecegi bir yere! Anlayamadı önce.Adamın yokluğunda nasıl nefes alacagını bile bilemedi. Onun kokusunu içine çekmediği bir havayı solumak, içindeki, kalbindeki ateşin büyümesine, ona zarar vermesine canını acıtmasına sebep oldu sonra.Canı öyle çok acıyordu ki dünyadaki tüm notalar sustu bir anda, tüm denizler kurudu, tüm çocuklar ağlamaya, tüm ressamlar fırçalarını bu büyük ateşte yakmaya başladı.Şairler artık şiir yazmaz oldu ve öyle sessiz oldu ki her yan avazı çıktığı kadar bağırmak istedi ama sesini bile tanıyamadı.Öyle ağladı ki günlerce, çocuklar için, ressam için,besteci için, sair için ve kendisi için. hepsinin acısını hissederek yüreginde...
Dünya o kadar da kusursuz, insanlar o kadar da iyi değilmiş öğrendi.Daha bir kaç gün önce yokluğunu hayal bile edemediği,görmediği bir günün ardından en büyük hasretlerle koşa koşa boynuna sarıldıgı adam artık onca şeyi paylaştıgı kişi o değilmişcesine gitmesine, hiç olmamış gibi yokluğuna alışmasına izin veriyordu. Evet alışacaktı ve evet o da gidecekti adamdan.yapması gereken buysa eger, eger düzen böyleyse ayak uydurmaktan başka yapabilecegi hiç birşey yoktu.
Ve döndü o da arkasını adama, hatıralara,ressama,besteci ye, hala aglayan küçük çocuga, şaire, denizlerin mavilklerine, martılara...
ve gitii...
giderken düşürdü yıllarca onu göklerde taşımış olan kanatlarını.
iyiliğin, güzelliklerin simgesi kanatları düşerken yere, dönüp arkasına bakmadı bile...
 
              
                        
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
                                  Günlük
 
                             Benim Şarkım
 
 
                                Şiirlerim
 
 
                         Günlük
 
 
 
                           - Papatya Prenses
 
 
                             -Yol Şarkıları
 
                                Serotonin
                       
                          
                          
                           
                           
                                     -Kitap
 
 
 
 
                                
 
 
 
 
 
                      Fizyoterapi
      
                                   -CP
                                  -Epilepsi
                                  -Down Sendromu
                          -Kas Hastalıkları                    
                                  -Sipina Bifida
 
 
 
                                 Fotoğraf
 
                       
                             
                                
 
                                    Çizimlerim
 
 
 
 
                                       Sinema
 
 
 
 
 
                                Müzik
 
 
       Lhasa De Sela
 
                   Muse   
           
 
 
 
                        Ben Kimim?
 
                               
 
 
 
                       
 
 
              Benim Sözcüklerim
 
                                      Melek
                          
 
                                      Çocuk
                            
 
                                     Anarşi