|
|
|
|
|
|
|
İşte en sevdigim parcalardan hazırladıgım muzik listem.Aralarından en çok begenip, seçip, sizlere hakkında bilgi vermek istediklerimin yanında sarkı hakkındaki kendi fikrimi de yazdım. Müzik zevkiniz ne olursa olsun müziğin evrenselliğinin ispatı olarak benim listemde de bir çok tarzın karışımını bulacaksınız.Keyifle dinlemeler :)
Muse – Showbiz
Gökçe – Vay Be Ben Neymişim
Kulağımda kulaklık, uykusuz, mutsuz hissettiğim bir pazartesi sabahında radyoda aniden çalan bir şarkı ne kadar etkileyebilirdi ki pazartesi sendromumu ve tabii günün akışını? Asansöre binerken kıpır kıpır, mutluluk aşılayan bu şarkı sayesinde yerimde duramıyor, sarkıya tüm vucudumla eşlik ediyordum ki 2. katta binen kadının garip bakışıyla kendime geldim :)
İşte o günden sonra en sevdigim şarkılar listesinde yerini aldı bu şarkı.
Yazoo – Winter Kills
The Cure – Lovesong
Staind – Outside
Cyndi Lauper – Time After Time
U2 – ONE
Dulce Pontes – Cancao do Mar
Reamonn – Tonight
Queen – Bohemian Rhapsody
Gelmiş geçmiş en iyi şarkı olarak guinness tarafından ödül alan bir başyapıt. Yaklaşık 6 dakika uzunlugunda olmasına ragmen hiç doyamadıgım, defalarca ardarda dinlediğim, bence sözleri bir bütün olarak baktıgınızda bir anlam taşımayan, zaten Fredy Mercury'nin sorulan soruları da her seferinde geçiştirmesiyle de yıllardır anlamı çözülmemiş olan ve 3 farklı bölümden meydana gelmiş müthiş Queen şarkısı.Henüz dinlemediyseniz, hala geç değil :)
Depeche Mode – Enjoy the Silence
Goo Goo Dolls – Iris
İris'in hayran kaldıgım Melekler Şehri filmi için yaptığı, sözleriyle de filmin konusuna acayip uymuş olan ve en az film kadar hayran kaldığım sountrack şarkısı. Rock sevenler dinlemeli kesinlikle.
Ceza – Med Cezir
Sertab Erener – İncelikler Yüzünden
Noir Désir – Le vent nous portera
Kenan Doğulu – Aşk Tanrısı
Black Eyed Peas – Pump It
U2 – With or Without You
Mika – Grace Kelly
Cem Karaca – Bu Biçim
Tracy Chapman – The Promise
Tracy Chapman'ın muhteşem sesinden,muhteşem bir şarkı. Ilık bir bahar günü, arabanın ön koltugunda, yanımdan akıp giden denizi izlerken, içimi acıtan, bir kadının kaybettiği aşkını geri kazanmak için yakarışlarından oluşmuş sözleriyle de vay be dedirtip, beni içine çeken süper birşey...
Cristina Branco – Fado Perdição
3 Doors Down – Here Without You
Şebnem Ferah – Hoşçakal
Cat Stevens – Wild World
Emre Aydın – Hareket Vakti
Mfö – Buselik Makamina
Ludwig van Beethoven – Moonlight Sonata
The Cure – Love Song
Fazıl Say:
Piyanonun sesiyle boyut değiştirebileceğini düşünen bir insan olarak dün gece Fazıl Say'ın dehasına gerçekten hayran kaldım.Cemal Reşit Rey Konser Salonunda Beethoven'ın eserlerini çalacağını öğrendiğimde, yeni yeni klasik müzik dinlemeye, ve gayette sevmeye başlamış olmanın verdiği hevesle hemen biletlerini almaya karar verdik. Konsere henüz 2 hafta olmasına karşın 1. seviyenin tüm biletlerinin tükenmiş olması ülkemizde Fazıl Say'ın dehasına duyulan hayranlığın hiç de küçümsenecek düzeyde olmadığını anlamamı sağladı ve dün geceki konserde de buna emin oldum. Konser salonu o kadar kalabalıktı ki geç kalan bazı insanlar yerlerine geçemeyip merdivenlerde oturmak zorunda kaldılar. Benim en çok kıskandığım sahneye dizilmiş olan sandalyelere oturmuş olanlardı. Çünkü Fazıl Say'ı dinlemek kadar onu izlemekte büyük keyif veriyor. Çalarken parmaklarını takip etmek zaten zor ama o sadece parmaklarıyla değil tüm ruhuyla müziğe hakim olduğunu, çalarken kendinden geçişinde, yüzünün, ayaklarının, kollarının, tüm vücüdunun her hareketinde, görebiliyor hatta izlerken bile duyabiliyorsunuz ezgileri.Dün gece bis yaptığı şarkı Aşık Veysel'in Kara Toprak türküsünden esinlenerek yaptığı kendi bestesiydi ve o da cok güzeldi.

Yeni Türkü – Destina
Bob Dylan – Knockin' on Heaven's Door
Led Zeppelin – Stairway to Heaven
José Feliciano – El Tango de Roxanne
HIM – Wicked Game
Madredeus – Lisboa Rainha Do Mar
Lhasa – De Cara a la Pared
Geçen gün iş yerimde Şenay Hanım facebook'da bir videosunu izleyip sesine hayran kaldığı bir sanatçıdan bahsetti ve dinlememi tavsiye etti.Kim olduğunu sorduğumda da benim bundan 2 yıl kadar önce tesadüfen dinlediğim ve özelikle De cara a la pared isimli şarkısına hayran kaldığım Lhasa De Sela olduğunu söyledi. Bende tabi hemen youtube dan ona Lhasanın en sevdiğim parçalarını dinletmeye başladım :) Yorucu bir günün ardından kafanızı dinlemek istediğinizde gözlerinizi kapatıp kendinizi akışına bırakabileceğiniz muhteşem bir ses tınısı var Lhasa'nın.Biraz melankolik, alıp çok uzaklara götüren şarkıları var. Ben çalışırken dinlemeyi de seviyorum çalışırken dinlendiriyor çünkü :) Bir de albüm kapaklarına bayılıyorum. Gerçekten orjinaller. Buyrun size işte o bahsettiğim latin güzeli :)
Muse – Unintended
Muse – Muscle Museum
Placebo – 20 Years
Placebo – Without You I'm Nothing (feat. David Bowie)
Placebo – Protect Me From What I Want
Muse - Ruled By Secrecy
O kadar çok sevdiğim şarkısı var ki muse'un önce hangisinden bahsedeceğimi bilemedim :) ama öyle bir şarkısı varki daha başlar başlamaz sizi etkisi altına alıyor. Zaten sıkı bir muse hayranıyım ama bu şarkısında sevdiğim herşey bir aradaymış hissine kapılıyorum her dinleyişimde.Şarkı kısa bir piyano solosuyla başlıyor ve piyano eşliğindeki hafif tınılarla devam ediyor. Klasik Muse şarkılarına hakim olan o isyankar notalardan farklı olarak daha yavaş, daha huzurlu bir şarkı olmuş ve çok da güzel olmuş. İsmi Ruled By Secrecy
Bir çogumuzun bildiği ve sevdiği can't take my eyes off of you şarkısını da çalmışlar ve inanılmaz eğlenceli olmuş benim en beğendiğim yorum da muse'un yorumu oldu.Tam kendini müziğinin kollırına bırakıp dans edilesi bir şarkı :)
Unintended' daki hüzün, sözlerindeki çaresizlikle bütünleşince sizi depresyona sokabilir risk faktörlerinden her hangi birine sahipseniz dinlememenizi tavsiye ederim :)
Bunların yanında tam birer Muse klasiği olan, Muscle Museum, Showbiz ve Butterfly & Hurricane yi de ekleyebilirim en sevdiklerim arasına.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |