|
|
|
|
|
|
|
ÇOCUK

gözlerimin karanlıga alışması gibi herşeye alışır insan biliyorum... en başta önümü bile göremezken bir süre alacakaranlıkta kalmak zorunda kalınca öyle alışıyorum ki; ışık yandıgında birden gözlerim kamaşıyor ve garipsiyorum yokluguna alışmak zorunda kaldığım aydınlıgın bile varlığını....
o zavallı çocuklar alışmışlar mıdır acaba o kanlı sokaklarda oyun oynamaya? oyunlarının en eğlenceli yerindeyken biraz ilerden gelen patlama seslerine, etrafta kan revan içinde koşturan insanları görmeye, annelerinin dehşetle sokaklara koşturup onları aramasına, görünce de sımsıkı kucaklayıp koşar adım ordan uzaklaştırmasına, az önceki oyunda mızıkçılık yaptıgı için yeni oyuna almadıkları arkadaşlarının babasının kucagında, yüzü gözü,kolu bacağı kanarken hastanelere götürülmesine? ışık yanınca benim aydınlıgı garipsediğim gibi garipseyecek mi caba o çocuk doğdugu günden beri bombalar patlayan ülkesinde sessizlk huzurla birleşirse. kan kırmızısına boyanmış sokaklar rengarenk çiçeklere bürünürse?
ağlarken gözlerinden kan akan çocugu gördüm az önce televizyonda.. kendi çocuklugumu düşündüm sonra. bende çok düştüm çok kanadım ama kimse gözlerimden gözyaşı yerine kan akıtacak kadar yaralamadı beni... bakarken içim kanadı ama benim. çok acıdı canım. o küçücük çocugun ne kadar acımıştır canı hayal bile edemiyorum...
( Gazzede savaşın ortasında kalan küçük meleklere ithaf edilmiştir)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |